İSTANBUL SÖZLEŞMESİ,TOPLUMSAL BİR İHTİYAÇ!

Saray rejimi, kadınların kazanılmış haklarını gasp etmeye devam ediyor. İstanbul Sözleşmesi’nin ardından nafaka hakkının da kadınların elinden alınması için TBMM'ye sunulması planlanan 6. Yargı Paketini Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici ve Avukat Kübra Başarır ile konuştuk.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ,TOPLUMSAL BİR İHTİYAÇ!

Haber:Ahin ASLAN

İstanbul Sözleşmesi'ni iptal eden,
velayet, sığınak ve son olarak da nafaka düzenlemesini gündeme getiren iktidar, kadınların kazanımlarını ortadan kaldırmak için hamle yapmayı sürdürüyor.


AKP,3 YILDIR NAFAKA HAKKINI SINIRLANDIRMAYA ÇALIŞIYOR!
AKP iktidarının nafaka ile ilgili gündem maddesinin Erdoğan’ın son müdahalelerinin ardından tamamlanarak kısa bir süre içerisinde Meclis’e sunulması planlanıyor. İktidarın nafaka hakkına saldırısına toplumun tüm kesimlerinden tepki gelmeye başladı. Türkiye’de boşanmaların çok büyük bir çoğunluğu kadınların maruz kaldığı fiziksel şiddet, cinsel saldırı gibi nedenlerle gerçekleşirken nafakanın boşanma sebebi olduğunu söyleyen AKP yaklaşık 3 yıldır nafaka hakkını sınırlandırmaya yönelik yasa tasarılarını meclise getirmeye çalışıyor.AKP iktidarının kadınların kazanılmış haklarını günden güne yok etmeye çalışması toplumda büyük tepkilere neden oluyor. Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi’nin iptali için ‘hukuka aykırı’ kararını değerlendiren Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici ve 6. Yargı Paketi ile getirilmesi planlanan süreli nafaka konusunu Avukat Kübra Başarır ile konuştuk.

DANIŞTAY YOLU TÜKENDİ
Danıştay Savcısı Elmas Mucukgil’in İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı Kararı ile çıkılmasının hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak kararın iptal edilmesi yönünde görüş bildirmesi hakkında konuşan Gezici, “2021 yılının Kasım ayında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesine ilişkin kararın yürütmesinin durdurulması talebiyle açılan davayı reddetti. Anayasa'nın milletlerarası antlaşmaların feshedilmesi konusunda TBMM'ye bir görev veya yetki vermediği belirtilen kararın gerekçesinde, Cumhurbaşkanı'nın bu antlaşmaları sona erdirme yetkisinin anayasaya aykırı olmadığı savunuldu. Bu kararla, İstanbul Sözleşmesi kararına karşı Danıştay yolu tükendi” dedi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NİN ETKİN UYGULANMASI TOPLUMSAL BİR GERÇEKLİK!
Davayı açanların, fesih kararına karşı Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunma haklarının olduğunu belirten Gezici, geçtiğimiz hafta Danıştay Savcısı Elmas Mucukgil’in İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararı ile çıkılmasının hukuka aykırı olduğu kararını anımsatarak, “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılma kararı hukuka uygun olmayan bir karar. Bir karar nasıl onaylanırsa onun iptali de o şekilde olur.  Önceki kararda iptali için kişisel başvurular yapılabilirdi. İstanbul Sözleşmesi’nden bugüne kadar kadın cinayetlerinin arttığı ve İstanbul Sözleşmesi’nin etkin uygulanması gerektiği toplumsal bir gerçeklik olarak önümüzde duruyor. Nihayetinde yasalarda toplumun ihtiyaçlarına göre belirlenir. Bizim asıl talebimiz İstanbul Sözleşmesi’nin etkin uygulanmasıydı. Sözleşme, hem kadına karşı cinayetleri engelleyecek hem de şiddete karşı devlete yükümlülükler getiren bir sözleşmeydi. Bu şiddet ikliminin bütün kamusal alanlarda bütün kurumların şiddete karşı mücadelede devlete karşı bir sorumluluğu vardı. Bu sorumluluk şuan da en can yakıcı şekilde toplumsal bir ihtiyaç olarak duruyor. Bizde sonuna kadar bu sürecin takipçisi ve tarafı olmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

SÜRELİ NAFAKA
Boşanma sürecinde şiddet, taciz ve tehditlerden kurtulmak isteyen binlerce kadın en temel haklarından biri olan nafaka hakkının elinden alınmasına karşı mücadeleye devam ediyor. Boşandıktan sonra çocukları ile beraber açlık, yoksulluk ve işsizlik içinde yaşamına devam etmek zorunda bırakılan kadınlar, AKP’nin 6. yargı paketiyle Meclis’e getirmeyi planladığı nafaka düzenlemesi ile yoksulluk nafakasının süreli olması söz konusu.

“YOKSULLUK NAFAKASI,YÜKSEK BİR MEBLAĞ DEĞİL”
6. Yargı Paketi ile Meclis’e getirilmesi planlanan nafaka düzenlemesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Bolu Barosu’ndan Avukat Kübra Başarır, “Nafaka, boşanma davası devam ederken ya da boşanma davası sona erdikten sonra ödenen aylık miktardır. 3 çeşidi vardır. Yoksulluk Nafakası, Tedbir Nafakası, İştirak Nafakası ve Yardım Nafakası. Bizim için şuan için önemli olan Yoksulluk Nafakası üzerinden ilerleyen yargı paketi. Yoksulluk Nafakası, kadın evliyken çalışmıyor, çocuklara bakıyor olabilir. Dolayısı ile evlilikten sonra kendi hayatını devam ettirmekte zorlanabilir. Yoksulluk Nafakası da bu durumda kadının kendi hayatını devam ettirmek için alması gereken bir nafakadır. Yoksulluk Nafakası, çok yüksek meblağlar değil. Yapılan araştırmalara göre ortalama 300 ile 500 lira arasında değişiyor. Aslında günümüz ekonomik şartlarda bu kadar büyütülecek bir miktar değil” dedi.

EVLİ KALMA SÜRESİ KADAR NAFAKA VERİLECEK
6. Yargı Paketi ile Yoksulluk Nafakasının süreli hale geleceğini kaydeden Başarır, “Evlilik süresi ne kadarsa boşandıktan sonra o süreye göre nafaka verileceği veyahut evli kalma süresinin yarısı kadar nafaka verileceği söyleniyor. Bu sürede kadın yoksulluğa düşecekse devlet eliyle bu nafakanın karşılanacağına ilişkin bir düzenlemenin de olduğu söyleniyor. 300-500 lira nafaka verilecekse yoksulluğa düşen kadının durumunun ne olacağı meçhul. Nafaka miktarları düzenli ödenecek mi, düzenleme gerçekten ciddi ve sorunsuz bir şekilde işleyecek mi? Bu soruların yanıtlarını bilmiyoruz. Yapılan bir çalışma olduğunu biliyoruz. Hem erkek hem de kadının mağdur edilmeyeceği söyleniyor. Devlet eliyle bir fon oluşturulacağı ve kalan nafaka miktarının oradan karşılanacağı belirtiliyor” diyerek günümüz ekonomik koşullarda bu fonun yeterli olup olmayacağı ise bir muamma olduğunu söyledi.

KADINLARIN KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURMASI SAĞLANMALI!
Boşanma sürecinden itibaren işi olmayan kadınlara, devletin veya yerel yönetimlerin desteği ile kreş ve iş imkanı sağlanması gerektiğini belirten Başarır, “Benim bu noktada savunduğum nokta şu: Kadın boşandıktan sonra işsizse, çocuklar olduğu için çalışamıyor durumdaysa veyahut ailesi de bakmıyorsa çocuk için kreş desteği kadın için de iş desteği sunulmalı. Şiddet mağduru veya boşanma ile yoksulluğa düşmüş kadınların öncelikle istihdam edilmeli ve düzenli bir gelir sağlanmalı. Böyle bir durumda kadınlar, 300 liralık nafakaya ihtiyaç duymayacaktır. Kadınların kendi ayakları üzerinde durabilmesi sağlanmalı. Devletin sağlayacağı nafaka desteği ne zamana kadar devam edecek? İlla ki o da ilerleyen zamanlarda yeni bir düzenleme ile değiştirilir. Kadın nafakadan aldığı para kesilmesin diye sigortasız işlerde çalışmak zorunda bırakılıyor. Bu durumda kendi sosyal haklarını alamıyor. Kreşe gönderemeyen anne veya baba bu defa kendi anne ve babasına bırakmak zorunda kalıyor. Onlarda kabul etmezse bu defa kadın evde kalmaya zorlanıyor. Evlilik birliği içinde kadın hem çalışma hayatından uzak kalıyor hem de erkeğe bağımlı hale geliyor. Ücretsiz olmasa dahi cüzi miktarlarda kreş desteği sağlanmalıdır” diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 24 Ocak 2022, 19:23
YORUM EKLE
YORUMLAR
Rasim
Rasim - 4 ay Önce

Süresiz nafaka ilkelliği bitmeden evlenmeyin.

Hakkı
Hakkı - 4 ay Önce

Süresiz nafaka ilkelliği bitmeden evlenmeyin.

SIRADAKİ HABER