KÜÇÜK ŞEHRİN BÜYÜK ÖYKÜSÜ

Boluspor Bursaspor ile sahasında 1-1 berabere kaldı. Bursa düşme riski altında, Bolu değil. Yani maç iki takım için eşdeğerde değildi. Kaldı ki Bolu 9 kişi kalmış, yarım saate yakın böyle oynamış, gene de yenilmemeyi başarmış. Değineceğim noktalar bunlar değil. 

Komşumuz Karabük’ün futbol takımı amatör kümeye düştü. Birçok komşu ilimizin takımı bizim olduğumuz lige yaklaşamıyor bile. Büyük oranda şanlı geçmişimize, biraz da 1. Lig’de yıllardır tutunmayı başarmamıza (yabana atılmayacak bir istikrar) istinaden “küçük şehrin büyük öyküsü” demeyi sürdürüyoruz. Fakat diyorum, artık biraz cepten mi yiyoruz. Başarı da bir kültürdür, buna öğrenilmiş özgüven diyelim, ancak kent halkı takımına yeterince sahip çıkmazsa iş mirasyediliğe doğru gider. 

Tribünde 200 kişi yok. Üstelik 18 yaş altı, 60 üstü ve kadın taraftarlara biletler ücretsiz. O da olmasa herhalde tribündeki izleyici sayısı sahadaki oyuncu sayısına eşit olacak. İzleyici sözcüğünü boşuna kullanmadım, taraftar maçı uzun süre çıt çıkarmadan seyretti. Soğuktan mı tezahürat yapamadılar? Hiç sanmıyorum. Rakip 12 yıl önceki Süper Lig şampiyonu. Bu sessizlik değil kendi takımınıza, onlara bile haksızlık. Şunu da anlıyoruz; takımlar deplasmana taraftarlarını götürebilse demek ki 90 dakika Bursaspor tezahüratı dinleyecekmişiz. 

Takımını tutkuyla destekleyen şehirlere bu kadroyu verin, ilk ikiyi bilemem ama play-off’a rahat taşırlar.

YORUM EKLE