Siyaset:
SARAY KUTLAMADA, DAVETTE OLSUN...

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri yaklaşık 2 aydır süregelen antidemokratik yöntemlerle yapılan rektör atamasını protesto eden, haklarını arayan, mükemmel bir direniş ve dik duruş gösteren öğrencilerdir. Yüzlerce öğrenci gözaltına alınmış çok sayıda ev hapsi ve adli kontrol kararları verilmiştir. Ki bu gözaltları ve tutuklamalar öğrencilerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlali ve kolluk kuvvetlerinin suç niteliğindeki eylemleri ile gerçekleşmiştir. Ters kelepçe tamamen insanlık suçudur. Gaz sıkma, saatlerce bekletilme, darp, kötü muamele, cinsel saldırı ve taciz... Gözaltı sürelerinin hukuka aykırı olarak 4 güne çıkarılması mevcut hukuk düzeninin tek adam rejimi ile hareket ettiğinin de bir göstergesidir. Gözaltına alınan öğrencilerin aileleri polis olduğunu beyan eden kişiler tarafından aranarak çeşitli tehditkâr konuşmalara maruz kalmışlardır. Haklarını arayan birçok öğrenciye ev hapsi ve elektronik kelepçe cezası verilmiştir. Ülkemizde erkekler tarafından öldürülmemek için onlarca suç duyurusunda bulunan ve son dilekçesini teslim edemeden öldürülen Ayşe Tuba Arslan’ın katiline dahi bu cezalar verilmemiştir. Tek adam yandaşlarının sayısız had ve hukuk bilmez tehditleri de mevcuttur.

Bunların yanı sıra LGBT+ bireylerin destekleri ve LGBT+ bireylerini hedef alan toplumu kin nefret ve ayrıştırmacılığa iten bir tavırda mevcuttur. Üniversitelerin bilim üretebilen ülke geleceğine katkıda bulunacak kurumlar olarak kalmasını temenni ediyorum. Türkiye’de en iyi derecelere sahip öğrencilerin bu antidemokratik süreçle birlikte ülkelerinde istenmediklerini düşünmeye başlayıp her anlamda daha özgür olabilecekleri ülkelere gitmek istemektedirler ve bu beyin göçünü bu düzen devam ettikçe önlemek çok zordur.

Ülkemizde gençlere maalesef önem verilmiyor fikirleri önemsenmiyor. 2-3 üniversite bitirmiş, yüksek lisans yapmış birçok genç işsiz. Mezun olduğu anda aldığı öğrenim kredileri nedeniyle binlerce lira borç ile hayatına başlamak zorunda kalıyor. Kendilerine yakın onlarca şirketin milyonlarca vergi borçlarını silen iktidar kendi öz evlatlarına destek olmak yerine ellerinden gelen kötülüğü yapıyor. Bunu bile başarı sayan bir iktidarla karşı karşıyayız.

Kendi çocukları gemicikleriyle oynarken bu ülkenin gençleri iş bulamadıkları için canlarına kıyıyor. Ekonomik kriz sarayı asla etkilemezken gençleri yok ediyor. Geçim sıkıntısı yaşayan günlük işlerle hayatını idame ettiren sayısız genç pandemi sürecinde işsiz kalıp çeşitli zorluklar yaşarken saray çeşitli kutlamalar ve davetler yaparak bu süreci de kendi çıkarları doğrultusunda ilerletmekte. Her zaman en çok ezilen halk olurken bu süreçte de en çok yine halk yine gençler ezildi.

Bu düzen bu şekilde devam etmeyecek elbet onları besleyen bu çark parçalanacaktır. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, bütün umut biz gençlerdedir…


Melih Karagöz, AİBÜ Kamu Yönetimi Öğrencisi

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
random 3 ay önce

son 1 yıldır yaşanan 2-3 gelişmeden başka bir şey göremedin mi? dünyada küresel derin ekonomik resesyon yaşandığından da mı haberin yok? kolluk kuvvetlerinin eylemlerini suç niteliğinde nitelemişin falan sdadadaskffjhd

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

DEMOKRASİ MEYDANINDA GEYİKLER!

Haberi Oku